Monday, October 29, 2012

Balkan Gezisi Part 1 : Makedonya

Aslında bayram sonrası tabii ki bayram kombinleri yazısı yayınlanır ama bana bu gezi hakkında o kadar çok soru soruldu ki 1 aydan fazladır,önce bunu yazayım dedim.Toplu cevap olsun.
Uzun süren ve birçok ülkeyi kapsayan bir gezi olmasından dolayı hepsini tek yazıda toplamam mümkün değildi.Fotoğraf miktarını görünce siz de bana hak vereceksinizdir eminim :) O yüzden böyle ülke ülke yayınlamak en mantıklısı sanki. Siz de sıkılmamış olursunuz.
Hoş,yazı o kadar uzun,fotoğraflar o kadar çok ki,umarım sıkılmazsınız.

Çok zor bir zamanda çıktık bu geziye,Afyon'daki malum patlamadan yaklaşık 3 gün sonra.Twitter'da takip edenler bilirler, annemle ben şehit yakınlarıyla yakınen muhatap olunca 2 gün enkaz halinde dolaştık etrafta. Birebir şahit olmak televizyonda izlemeye hiç benzemiyormuş onu anladık. Hani acıdan insanın dizlerinde derman kalmaz ya bazen,işte o haldeydik.O yüzden bu seyahat bizim için bir nevi rehabilitasyon oldu :)
Önce babam ve ben gidiyorduk,babam  kalmak zorunda kaldı,kardeşim dahil oldu, otobüsün hareket saatine bir saat kala da annem dahil oldu,hiçbirşey planlandığı gibi olmadı ama böyle de çok güzel oldu tabii :)



IMG_2460
Yolculuk modunu seviyorum :)

Sabiha Gökçen'den Üsküp'e uçtuk Pegasus Havayolları ile.
"Ojgeldiniz" ile karşılandık :) Otele uğramadan direk gezmeye başladık tabii.Bu tür turlarda dinlenme hiç yok,ne kadar yer gösterirlerse kâr sayıyorlar.
DSC01635

 Üsküp eski ve yeni şehir olarak ikiye ayrılıyor. Balkanlardaki çoğu yerleşim yeri gibi nehrin iki yakasına kurulmuş.Bu arada bahsedilen nehir meşhur Vardar nehri.Eski şehir tabii ki Osmanlı eserleri ile dolu,biz de o eserlerden Üsküp çarşısı ile başladık gezmeye.Tipik Türk çarşısı;kuyumcular,bakırcılar,kahvehaneler ile dolu. Makedon modasıyla da ilk bu çarşıda haşır neşir olduk tabii :) Bizim belki 70'lerde giydiğimiz kıyafetler bile değildi o dükkanlarda sergilenenler.Aker,Armine de vardı onlar ayrı tabii :) Hele abiyeler,hala gözümün önünden gitmiyor.Ne yazık ki fotoğraflarını çekmeyi düşünememişim.
Pazar günü olmasından dolayı maalesef çoğu dükkan kapalıydı tabii..
DSC01621
Eski usul terzi dükkanı,ne şirin değil mi?
Üsküp her Osmanlı şehri gibi camii,külliye,han ve hamamlar ile dolu. O kadar camii ve külliye gezdik ki,aklımda tutamadım çoğunun adını.Not aldığım defterim de maalesef şu an yanımda değil,o yüzden aklımda kaldığı kadarını anlatıyorum size :)
İşte o hamamlardan bir tanesi,Davut Paşa hamamı:
DSC01778
O kadar naif ve zarif bir milletimiz var ki bizim...
Saturday, June 11, 2011

Bu aralar..

**No English translation of this post due to limited time :) 

 Birkaç gündür baba ocağındayım..Tahmin ettiğiniz gibi ağzım kulaklarımda,keyif çatıyorum. Bu yüzden bloğa pek vaktim kalmıyor. Buraya her geldiğimde İstanbul'a dönmek o kadar zor oluyor ki.. Kaç senedir hala alışamadık. Hala cümbür cemaat gideriz otogara falan (ben İstanbul'a dönerken ) asker uğurlar gibi. Hala her seferinde de ağlarız :) Kendimi en mutlu burada hissediyorum.Keşke bir an önce tası toprağı toplayıp dönebilsem..
Geziyorum,tozuyorum..Anneanne yemeklerinin keyfini çıkarıyorum.. Dağlar kızı Reyhan